13 Ağustos 2014 Çarşamba

BİR HAYALİN GERÇEĞE DÖNÜŞMESİ★★FRANKFURT★★

İlk defa yapılan şeylerin tadı başka bir de çok isteyince hiç beklemediğin bir anda olunca paha biçilmez. Benim kisi de böyle oldu hocam gelip Goethe Üniversitesine gidiyorsunuz dedi ve birden kendimi Frankfurt'da buldum. Adana'dan İstanbul Sabiha Gökçen'de laboratuvardan arkadaşım Merve ile buluşmak üzere ayrıldım. Aktarmalarla beraber 5 saat süren bir yolculuktan sonra Frankfurt'a vardık. Çok büyük bir hava-limanı içinde kaybolmamak imkansız. Orada fazla vakit kaybetmeyip hemen guest house'a doğru yola çıktık. Frankfurt'un en iyi yanı ulaşımın çok rahat olması, havalimanından başlayan bir subway ağı var hemen s8-s9 binerek houptbahnhof'a ordan u4 ile bochenheim warte'ye geldik sonrada ditmarstrasse'de bulunan guest house'a yürüdük.

solda Houptbahnhof sağda Rhein nehri etrafında Frankfurt
 
                                                                        Guest House
 

Yolda durup sürekli fotoğraf çektim. heryerden alman mimarisinin örnekleri tipik evler düzenli yollar ve parklar var yağmuru ve yeşili bol bir yer.çirkin göze batan hiç bir şey yok sessiz sakin sokakta bir kedi veya köpek göremezsiniz tabi insan özlemiyor değil.her yerde alfred hitchcock'un the birds filminden fırlamış gibi kocaman kargalar var. İlk günden hemen alman birasının tadına bakmak için kendimizi dışarı attık extra blatt diye bir mekan var herkes orada, dışarıda masalar bütün ışıklarıyla frankfurtu uzaktan izleyen ve konuşan insanlarla dolu.


2. gün kendimizi alışverişe verelim dedik frankfurta gidip nordwest-zentrum'a ugramamak olmaz.guest house'dan çıkıp juliusstrasse 'ye yürüdük16 no'lı otobüde binip Ginheim'e gittik. oradan da U1 ile Nordwestzentrum'un tam altında indik. Kocaman her tarafı açık bir alışveriş merkezi mutlaka gelinmesi gereken bir yer burada her şeyin en ucuzunu bulmanızda mümkün primark diye mağaza var kıyafetin takının en ucuz olduğu yer.her zamanki gibi yemek seçiminde zorlandım. Meksika yemeğinde karar kıldık.


 3. gün BICF'e gidip çalıştık ve akşam üstü alter oper'e gittik. kupa heyecanının ve festivalin bir arada olduğu küçük bir festivaldi heryerde yöresel lezzetler çin yemeğinden meksika yemeğine kadar her çeşit yemek. alter operaya adını veren opera binasının önünde biraz dinlenip yolumuza devam ettik. bu bina savaş zamanında yıkılmış ancak daha sonra aynısı inşa edilerek opera,tiyatro ve konferanslara açılmış. buradan yürüyerek alışverişin merkezi olan Zeile ulaşmak mümkün sayısız mağazanın gördüğüm en büyük douglasın olduğu bir sokak bu. her gün binlerce insan buraya akın ediyor. akşam olunca don römere gidip biraz sakinleşip bir bira eşliğinde tarihi manzarayı izlemeden olmaz.
ALTER OPER
 
Johann Wolfgang von Goethe
                                         MY ZEİL

Römer Meydanı


Karşıda duran demir köprü aşk köprüsü olarak da bilinir. Buraya gelen çiftler sevgililerinin adlarını yazdıkları asma kilitleri köprünün demir kollarına takarlar kilidini de denize atarlar. Ben takmadım aklımda kaldı. Giderseniz siz mutlaka bunu yapın.
Geriye kalan günlerde gezdiğim yerleri bir sonraki yazımda anlatacağım.




6 yorum:

  1. Frankfurt harika bir yerdir, hatta sakin Almanya'nin en civil civil sehirlerinden biri diyebilirim. Keyifli gezmeler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evett gerçekten harika bir yer..teşekkür ederim:)

      Sil
  2. fotoğraf ve anlatılan şeyler birbirni ancak bu kadar tamamlaya bilirdi sanki bende gezmiş görmüş gibi oldum artık bir dahaki yurtdışı seyahatine

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. faydalı olduysa ne mutlu bana:)) teşekkür ederim :))

      Sil
  3. hiç gitmedim ama fotograflar gezmişim hissi yarattı :) sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. çok teşekkür ederim çok mutlu oldum sevgiler:))

      Sil